7 Haziran 2012 Perşembe


XNA, EVRİM TEORİSİNE NEDEN DELİL OLAMAZ?

XNA ismindeki sentetik DNA, evrime delil olarak çeşitli haber sitelerinde yutturulmaya çalışılmakta.
1] Evrimciler, DNA’nın kendi kendine tesadüfler ve mutasyonlar sonucu doğal seçilim yolu ile oluştuğunu söyler. XNA ise, tesadüfen oluşmamıştır. Laboratuarda eğitimli ve şuurlu bilim adamlarınca üretilmiştir. 

2] Bilim adamlarının XNA’yı üretmek için önce 6 farklı molekül üretmeleri gerekmiştir. Bu 6 farklı molekülün her birini doğru şekilde üretmek için ise, yüzlerce deneme yanılma yapmışlardır. Evrim teorisine göre, ilk deneme başarısızsa işlem devam etmez. Çünkü işlevliği olmayan birşey, kaydedilemediğinden veri silinir ve o işlem daha tamamlanmadan biter. Kontrollü bir laboratuar ortamında bile deneme yanılma olmaksızın oluşturulamayan bir molekül, doğa şartlarında kendi kendine asla meydana gelemez.

ÖNEMLİ GERÇEKLER

Dünya üzerinde her insanın kendine benimsediği bir yol, bir yaşam tarzı vardır. Ancak bu yollardan kimi yanlış yollardır ve insanları maddi ve manevi yönden çıkmaza sokar. İnsanların önündeki sayısız alternatif içinde doğru yolu bulabilmesi için ise düşünmesi ve gerçekleri araştırması gerekir.
Bu sitede hayatın çok farklı yönleriyle ilgili ve aynı zamanda çok önemli bazı gerçekleri okuyacaksınız.
İçinde yaşadığımız evrenin varoluşu, çevremizdeki canlıların sahip olduğu mucizevi özellikler, kendi bedenimizde her an durmadan işleyen olağanüstü sistemlerle ilgili bilgiler sizi herşeyin Allah tarafından yaratıldığı gerçeğine ulaştıracak.
Herşeyin tesadüfen oluştuğunu iddia eden evrim teorisinin bilimsel yönden geçersizliği ile ilgili verilen açıklayıcı ve doyurucu bilgiler, evrenin ve hayatın oluşumunda asla tesadüfe yer olmadığı gerçeğini size hatırlatacak.
Tüm bunların yanısıra, geçtiğimiz 20. yüzyılda tüm dünyada yaşanan kaos ve kargaşanın sebeplerinin incelendiği bölümlerde, Darwinizm’in, insanlığın yaşadığı tüm bu belaların ve acıların kaynağı olduğu gerçeği şaşırtıcı bir biçimde karşınıza çıkacak.

EVRİM YANILGISI-1

BÜYÜK PATLAMANIN ARDINDAN GELEN DÜZEN
Evrenimiz, “Büyük Patlama” (Big Bang) sonucunda ortaya çıkmıştır. Bugün tüm bilim dünyası bu gerçek üzerinde birleşmektedir.
Evreni incelersek, son derece muhteşem bir düzen ve detaylı bir tasarımla donatılmış olduğunu görürüz. Evrenin yoğunluğu, genişleme hızı, yıldız sistemlerinin, galaksilerin tasarımı, çekim güçleri, yörüngeleri, hareket biçimleri, hızları, içerdikleri madde miktarı… Hepsi son derece ince hesaplar ve hassas dengeler üzerine kuruludur. Aynı şekilde evrende yer alan Dünyamız, çevresini saran atmosfer, insanın yaşamına en uygun yapıdaki yeryüzü, bunların tümü olağanüstü bir tasarımın örnekleridir. Bu hesaplarda ve dengelerdeki çok ufak bir oynama tüm evrenin ve Dünya’nın darmadağın olmasına yeterlidir.
Peki, muazzam bir patlama sonucunda böyle detaylı, karmaşık ve kusursuz bir düzen ve tasarım nasıl ortaya çıkmıştır?

EVRİM YANILGISI -2

BÜTÜN DÜNYA EVRİM TEORİSİNİN ÇÖKÜŞÜNE ŞAHİT OLUYOR
Bilim dünyasının genetikten, paleontolojiden, elektron mikroskobundan, DNA’dan habersiz olduğu 1800′lerde ortaya atılmış olan Darwin’in evrim teorisi, modern bilimin gelişimi ve çağdaş teknolojinin bilimsel araştırmalara uyarlanmasıyla ortaya çıkan yeni bilimsel bulgularca yalanlanmıştır. Bugün artık bir avuç inatçı evrim taraftarı bilim adamı dışında gerçekleri görmeyen ve evrim inancının yıkılışına şahit olmayan kimse kalmamıştır.
BİYOKİMYA alanında, tek bir protein molekülünün bile tesadüfen oluşma ihtimalinin matematiksel olarak “sıfır” olduğunu ortaya konmuştur.
GENETİK BİLİMİ, DNA’yı keşfetmiş ve her canlının her hücresinin çekirdeğinde, o canlı ile ilgili son derece detaylı bilgilerin, şifrelenmiş olarak kayıtlı olduğunu bulmuştur.
PALEONTOLOJİ, canlıların Prekambriyen Dönemi’nde aniden ortaya çıktığını ve canlı türleri arasında evrim teorisinin öngördüğü ara-geçiş formlarının bulunmadığını göstermiştir.
KİMYA, Le Châtelier Kanunu ile evrim teorisinin ilkel dünyada meydana gelen organik maddeler iddiasının aksine, amino asitlerin sulu ortamlarda birleşemeyeceklerini kanıtlamıştır.
JEOLOJİ, dünyanın hiçbir döneminde evrimcilerin canlılığın oluşumu için iddia ettiği atmosfer şartlarının var olmadığını tespit etmiştir.

DARWINİZM’İN KARANLIK YÜZÜ-1

DARWINİZM VE KOMÜNİZM ARASINDAKİ TARİHİ İTTİFAK
Güçlerini Darwinizm’den alan, yaptıkları zulümleri ve acımasızlıkları Darwinizm’in sahte bilimsel kılıfı ile makul göstermeye çalışan komünizm ve faşizm gibi ideolojiler 20. yüzyılda on milyonlarca insanın ölümüne, açlığına, sefaletine, mutsuzluğuna ve her yönden acı çekmelerine neden olmuştur.
Darwinizm bu ideolojilere hayat veren, onları besleyen, güçlendiren ve yıllar boyunca ayakta kalmalarını sağlayan yegane kaynaktır. Darwinizm, insanları Allah’ı inkara sürükleyerek ve “çatışmayı” doğal bir toplum düzeni sayarak, komünist ideolojinin ayrılmaz bir parçası olmuştur.